İŞ MAHKEMESİ “EN GÜVENCESİZ İŞÇİLER BASINDA” DİYEREK AYM’YE BAŞVURDU VE İPTAL İSTEDİ (13.06.2021)

Avukat Keskin, 212 sayılı Kanun’la değişik 5953 sayılı Kanun’un 6. maddesinin “meslekte en az beş yılı çalışmış olan gazetecilere kıdem hakkı tanınır” hükmünü içeren 1. fıkrası ile “ancak, yıllık hizmetin altı aydan az kısmı nazara alınmaz” hükmünü içeren 7. fıkrasının iptali için Anayasa Mahkemesi’ne gidilmesini talep etti.

 

İŞ MAHKEMESİ “EN GÜVENCESİZ İŞÇİLER BASINDA” DİYEREK AYM’YE BAŞVURDU VE İPTAL İSTEDİ

Sinan TARTANOĞLU

Gazetecilerin kıdem tazminatı haklarını kısıtlayan düzenlemelerle ilgili önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Ankara 21. İş Mahkemesi beş yıldan az kıdemi bulunan gazetecilere kıdem tazminat ödenmeyeceğini ve bir yıl içinde altı aydan az olan çalışma süresinin tazminat hesabında dikkate alınmayacağını öngören düzenlemeleri Anayasaya aykırı buldu. İşçiler arasında kıdem tazminatına hak kazanma yönünden en güvencesiz işçiler basında” diyen İş Mahkemesi, söz konusu düzenlemelerin iptal edilmeleri istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. AYM, düzenlemeleri iptal ederse gazeteciler de diğer tüm işçiler gibi bir yıllık çalışma sonrası kıdem tazminatı almaya hak kazanabilecek ve çalışılan her bir gün de kıdem tazminatı hesabına dahil edilecek.

Gazeteci Nermin Pınar Erdoğan, tazminatsız olarak işten atıldı. Erdoğan, açtığı işe iade davasını kazandı, ancak Hürriyet Daily News Gazetesi Erdoğan’ı işe başlatmadı. Bunun üzerine Erdoğan, kıdem tazminatı ve diğer alacakların için iş mahkemesine yeni bir dava açtı.

Gazeteci Erdoğan’ın avukatı Onur Can Keskin, kıdeminin beş yılın altında olması nedeniyle müvekkilinin, kıdem tazminatının ödenmesini engelleyecek Basın İş Kanunu’nun iki maddesinin Anayasaya aykırı olduğunu savundu.

Avukat Keskin, 212 sayılı Kanun’la değişik 5953 sayılı Kanun’un 6. maddesinin “meslekte en az beş yılı çalışmış olan gazetecilere kıdem hakkı tanınır” hükmünü içeren 1. fıkrası ile “ancak, yıllık hizmetin altı aydan az kısmı nazara alınmaz” hükmünü içeren 7. fıkrasının iptali için Anayasa Mahkemesi’ne gidilmesini talep etti.

Keskin, bu düzenlemelerin; anayasanın hukuk devleti, eşitlik, temel hak ve özgürlüklerin ölçüsüz sınırlamaması ve çalışma özgürlüğü ilkelerine aykırı olduğunu belirtti. Keskin, aykırılık başvurusunda şu değerlendirmeyi yaptı:

“KIDEM, İŞÇİNİN GELECEĞİNİN TEMİNATIDIR”

“Basın işçilerinin, 4857 sayılı Yasaya tabi olarak çalışan diğer işçilerden farklı olarak, 5 kıdem yılını doldurmadıkça kıdem tazminatı almaları olanaksız kılınmıştır. Yine aynı maddeyle, diğer işçilerden farklı olarak, hizmetlerinin 6 aydan az olan kısımları kıdem tazminatı hesabında hiç dikkate alınmamaktadır.

Kıdem tazminatı işçinin c¸alıs¸tıgˆı süre boyunca işverene hasrettiği emeğin karşılığı, işçinin geleceğinin teminatıdır. İtiraza konu (düzenlemeler) basın işçilerinin kıdem tazminatı hakkını engellemektedir.

Bu husus, Anayasa ile korunan eşitlik ilkesine, çalışma hakkı ve sözleşme hürriyetine, kişinin maddi manevi varlığını geliştirme, koruma hakkına ve hukuk devleti ilkesine aykırı olup, Anayasa’ya aykırı maddenin itiraz yoluyla iptalinin istenilmesini talep ediyoruz.”

İŞ HAKİMİ 4 AYRI KANUNU KARŞILAŞTIRDI

Avukat Keskin’in, Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulan Ankara 21. İş Mahkemesi Hakimi, kıdem tazminatına hak kazanma süreleri yönünden gazetecilerle diğer işçileri karşılaştırdı. Hakim, burada; Türkiye’de yürürlükte olan 4 ayrı iş kanundaki düzenlemeleri sıraladı. Hakim, diğer işçilere kıyasla gazetecileri güvencesizleştiren düzenlemelerin iptal edilmesi gerektiği kararına vardı. İş Mahkemesinin AYM’ye başvuru kararında, şöyle denildi:

“GAZETECİLER, İŞVERENİN ETKİSİNDEN ARINDIRILMALI”

“Anayasa Mahkemesi’nin 19.11.2019 sayılı kararın: ‘toplumu doğru bilgilendirme gibi önemli görevleri bulunan gazetecilerin bu görevi yerine getirirken, işverenin etkisinden mümkün olduğu kadar arındırılmalı ve bunun içinde ücretlerinin güvence altına alınması gerekmektedir.’ Aynı gerekçe ile basın işçilerinin ücret hakkı kadar kıdem tazminatı hakkının da güvence altına alınması gerektiği ihtilafsızdır.

Oysa, Türkiye’de yürürlükte olan 4 is¸ kanunu yönünden karşılaştırmalı olarak anlatılmaya çalışıldığı gibi tersine; diğer bütün işçilere göre kıdem tazminatına hak kazanma süresi yönünden en güvencesiz olan basın işçileridir. Çünkü diğer bütün işçilerde kıdem tazminatına hak kazanmak için işverene ait iş yerinde en az 1 yıl çalışmaları gerekir iken, 5953 sayılı Kanun’un 6/1.maddesi hükmü nedeniyle; basın işçilerinin kıdem tazminatına hak kazanmaları için meslekte en az 5 yıl çalışmaları gerekmektedir.

SADECE BASIN İŞÇİLERİ…

Yine; diğer bütün işçilerin kıdem tazminatı hesabında yıldan az süreler ay ve gün olarak nazara alınırken; 5953 Sayılı Kanun’un 6/7. maddesi nedeniyle; sadece basın işçilerinde yıldan az süreler 6 aydan az olduğunda nazara alınamamakta, ancak 6 aydan fazla olduğunda nazara alınabilmektedir.

ANAYASANIN 6 AYRI MADDESİNE AYKIRI

Anlatılan durumlar ise Anayasa’nın 2, 5, 10, 11, 13 ve 48. maddelerine aykırı olduğundan iptalleri talebiyle Anayasanın 152 ve 6216 Sayılı Kanun’un 40.maddesi gereğince Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesine karar verilmiştir.”

AYM İPTAL EDERSE NE OLACAK?

İş Mahkemesinin anayasaya aykırılık itirazı Anayasa Mahkemesi’ne gönderildi. Anayasa Mahkemesi, aykırı olduğu iddia edilen bu düzenlemeleri iptal ederse, gazeteciler kıdem tazminatına hak kazanma süreleri yönünden diğer işçilerle eşitlenecek. Böylece meslek kıdemi beş yılın altında olan basın çalışanları da kıdem tazminatı alabilecek. İptal kararı verilmesi halinde, ayrıca; yıl içinde altı aydan az çalışma süreleri, bir gün bile olsa kıdem tazminatı hesabında dikkate alınacak.

AYM GAZETECİLER LEHİNE DÜZENLEMEYİ İPTAL ETMİŞTİ

Gazetecilerin özlük hakları 1952 tarihli 5953 Sayılı “Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’da” düzenlendi. 212 Sayılı Yasa ise 1961 yılında çıkarıldı. Basın I·s¸ Kanunu olarak bilinen bu yeni kanun, gazetecilere ileri haklar getirmişti. Kanun’daki düzenlemeler içinde, gazetecilerin lehine olan, “zamanında ödenmeyen ücret ve fazla çalışma ücretlerinin günlük yüzde 5 fazlasıyla ödenmesi” kuralı Anayasa Mahkemesi tarafından “gazeteciler lehine farklı muamelenin ölçülü olduğu söylenemeyeceğinden eşitlikle bağdaşmayacağı” gerekçesiyle geçmiş yıllarda iptal edilmişti.